Yeniden Tanışalım

Belki geceleri bir şeyler yazıyorsun. Sonra siliyorsun.

Çünkü gündüz “iyiyim” demeye devam etmek zorundasın. Ama gece, yalnız kalınca içinden bir ses “bu kadar mı?” diyor.

O sesi duyuyorum.


Ben Yüksek Mühendisim. 30 yıl kurumsal hayatta çalıştım. Dışarıdan her şey yerli yerindeydi — unvan vardı, sorumluluk vardı, sistem vardı. Ama içinde tam olarak şunu hissediyordum:

Boşa koydum dolmadı. Doluya koydum almadı.

28 yaşımda babamı kaybettim, evlenme arifesinde. Sonra yıpratıcı bir evlilik, boşanma, on yıl yalnızlık. 2001’de annemi kansere kaptırdım. Bedenimde hastalık vardı, içimde kimsenin göremediği bir ağırlık.

Ne mühendislik eğitimi ne kurumsal deneyim ne de batı tıbbı bu ağırlığı kaldırmayı öğretti bana. Yıllar süren bir araştırma başladı. Onlarca teknik, onlarca yıl — hepsini önce kendi üzerimde denedim. Bende gerçekten işe yarayanları tuttum, gerisini bıraktım.

Gördüm ki bu ağırlıkların büyük kısmı bugünle ilgili değil. Çok daha eski bir yerde duruyor — yarım kalmış, tamamlanmayı bekleyen duygular. Bir kısmı ise daha da derin: atalardan, ailelerden bize aktarılmış. Benim bile değilmiş.

Kendimi yeniden inşa edebildiysem, sen de yapabilirsin. Bugün 24 yıllık evliyim ve bir oğlum var. Bu cümleyi o karanlık dönemde kurabileceğimi hayal bile edemezdim.


Bugün çoğunlukla 25-45 yaş arası kadınlarla çalışıyorum. Yurt dışında yaşayan Türkler — Almanya’da, Fransa’da, Amerika’da. Dışarıdan hayatı güzel görünen ama içinde o aynı hissi taşıyanlar.

Onlara tavsiye vermiyorum. Onlarla birlikte şunu keşfediyoruz:

Taşıdığının farkında bile olmadığın yükler var. Ve bir kısmı zaten senin bile değil.

Bırakmak için önce görmek gerekiyor.
Bunu birlikte yapıyoruz.

Yeni Bir Ben programını bunun için kurdum.
Motivasyon için değil — inşa için.


Eğer o gece mesajını göndermeden siliyorsan —

Gönder.