Yön kaybı bazen sessiz başlar.
Bazen insan kaybolduğunu hemen anlamaz. Hayat devam eder, sorumluluklar sürer, ilişkiler görünürde yerindedir. Dışarıdan bakıldığında her şey normal görünür. Ama içeride bir şeyler sessizce değişmeye başlar. Ne hissettiğini geç fark edersin. Ne istediğini söylemek zorlaşır. Güçlü görünmeye devam ederken içten içe yorulursun.
Kendinden uzaklaşmak çoğu zaman bir anda olmaz. Büyük kırılmalarla değil, küçük susmalarla başlar. Ertelenen ihtiyaçlarla, alışkanlık gibi görünen uyumlarla, “şimdi sırası değil” diye ötelenen duygularla büyür.
Bu yazıda, kendinden uzaklaştığını gösterebilecek 5 işareti birlikte göreceğiz.
1. Ne hissettiğini geç fark ediyorsun
Bazı insanlar öfkesini, kırgınlığını ya da yorgunluğunu o anda fark etmez. Duygu yaşanır ama bilince hemen çıkmaz. Ancak bir şey taştığında, bir tartışma büyüdüğünde ya da beden sinyal verdiğinde görünür olur.
Bu gecikme çoğu zaman duygusuzluk değildir. Tam tersine, uzun zamandır duygularını geri plana atmanın sonucudur. İnsan kendini, hissettiği şeyi hemen duyamayacak kadar kendi içinden uzaklaşabilir.
Kendine şu soruyu sor:
Bir şey beni gerçekten ne zaman rahatsız ettiğini fark ediyorum? O anda mı, iş işten geçince mi?
2. Her şeye “normal” diyorsun
Seni zorlayan bir ilişkiyi, yoran bir çalışma düzenini, içini sıkan bir konuşmayı bile hızlıca normalleştiriyor olabilirsin. “Abartmayayım”, “herkes böyle yaşıyor”, “çok da önemli değil” gibi cümleler ilk başta olgunluk gibi görünür. Ama bazen bu, hissettiğin şeyi küçültmenin bir yoludur.
Her şeyi normalleştirmek, acıyı azaltmaz. Sadece görünmez hale getirir.
Bu yüzden bazen sorun yaşadığın şey değil, onu ne kadar hızlı sıradanlaştırdığındır.
Kendine şu soruyu sor:
En son hangi duygumu küçültüp geçtim?
3. Ne istediğini söylemek zor geliyor
İhtiyacını dile getirmek, bir şeye hayır demek, bir şeyi istemek, sınır koymak… Bunların hepsi sana gereğinden fazla zor geliyorsa, burada sadece çekingenlikten söz etmiyor olabiliriz.
Bazı insanlar ne istediğini bilir ama söyleyemez. Bazıları ise o kadar uzun süre uyumlanmıştır ki artık ne istediğini kendisi de net duyamaz. Her iki durumda da kişi kendi sesinden uzaklaşır.
İnsan başkalarını kırmamak için, ilişki bozulmasın diye, yanlış anlaşılmamak için kendi iç sesini geri plana atabilir. Ama bunun bedeli zamanla ağırlaşır: Kişi dışarıda uyumlu görünür, içeride ise bulanıklaşır.
Kendine şu soruyu sor:
En çok hangi konuda kendi ihtiyacımı söylemekte zorlanıyorum?
4. Dışarıdan güçlü, içeriden yorgunsun
Güçlü görünmek çoğu zaman övgü alır. Dayanıklı olmak, toparlayıcı olmak, yük taşımak, ayakta kalmak… Bunlar dışarıdan bakınca etkileyici görünür. Ama sürekli güçlü kalmaya çalışmak, insanı kendi sınırlarından uzaklaştırabilir.
Bazen yorgunluğun nedeni tempo değil, rolün ağırlığıdır. Herkes seni güçlü gördüğü için sen de düşmemeye çalışıyor olabilirsin. Ama insanın sürekli güçlü kalması gerekmiyor. Yardım istemek de, kırıldığını kabul etmek de, durmak da güçsüzlük değildir.
Gerçek güç bazen daha çok taşımakta değil, artık neyi taşımaman gerektiğini fark etmektedir.
Kendine şu soruyu sor:
Ben gerçekten güçlü müyüm, yoksa sadece sürekli dayanmak zorunda mı hissediyorum?
5. Yalnız kalınca netleşmiyor, dağılıyorsun
Normalde insan yalnız kaldığında biraz toparlanır, içini duyar, sakinleşir. Ama bazen tam tersi olur. Sessizlik geldiğinde iç sesin netleşmek yerine daha da dağılır. Ne hissettiğini anlamak zorlaşır. Düşünceler birbirine karışır.
Bu da önemli bir işarettir. Çünkü bazen insan kalabalıkta değil, yalnızken kendine uzak olduğunu fark eder.
Kendinle baş başa kaldığında huzur değil de bulanıklık hissediyorsan, uzun zamandır iç dünyanla gerçek temas kurmuyor olabilirsin.
Kendine şu soruyu sor:
Yalnız kaldığımda kendime yaklaşabiliyor muyum, yoksa daha da mı dağılıyorum?
Kendinden uzaklaşmak bir anda olmaz
Bu işaretlerin her biri tek başına büyük bir problem anlamına gelmeyebilir. Ama birkaçını birden kendinde görüyorsan, bu duruma dikkatle bakmak gerekir. Çünkü insan çoğu zaman bir anda kaybolmaz. Küçük uzaklaşmalar birikir ve zamanla yön duygusunu zayıflatır.
Yön kaybı her zaman büyük bir kriz gibi görünmez. Bazen sadece şunlar olarak yaşanır:
- ne istediğini net söyleyememek
- her şeyi idare ediyor görünmek
- ama içten içe yorulmak
- sessizlikte bile netleşememek
İyi haber şu: Fark etmek, geri dönüşün ilk adımıdır.
Yönünü yeniden bulmak mümkün
Kendine geri dönmek, her şeyi bir anda çözmek demek değildir. Ama ne hissettiğini daha erken fark etmek, neyi normalleştirdiğini görmek, kendi sesinle yeniden temas etmek ve ne istediğini daha net duymak mümkündür.
Bazen insanın ihtiyacı daha fazla çabalamak değil, biraz durup kendine yeniden bakmaktır.
Yön bulmak çoğu zaman dışarıda yeni bir şey aramakla değil, içeride ne zamandır sustuğunu fark etmekle başlar.
Yönünü yeniden netleştirmek ister misin?
Kendinden uzaklaşmak çoğu zaman sessiz başlar. Ne hissettiğini, ne istediğini ve hangi noktada kendi sesinden uzaklaştığını birlikte görmek istersen Yön Bulma Mentörlüğü tam da bunun için var.
Son soru
Bu 5 işaretin içinde sende en çok hangisi var?
İstersen önce bunu kendin için dürüstçe cevapla. Çünkü bazen tek bir doğru cevap, uzun zamandır bulanık olan pek çok şeyi netleştirmeye başlar.


Yorum bırakın